28 Şubat 2018 Çarşamba

UFAK TEFEK CİNAYETLER /Dizi film YORUMU



 Arkadaşımın tavsiyesi üzerine Ufak Tefek Cinayetler dizisine İlk bölümden geçen hafta olan bölüme kadar ara ara baktım. Şu saatten sonra izler miyim?  (Hayır )

Kısaca konusundan bahsedeyim:
Lise yıllarından dört arkadaş. Bunlardan üçü sister biri de üvey sister.  Bu üç sister öğretmene ve üvey sister a  kötü oyun oynar. Olaylar çok kişinin hayatını etkiler. Yıllar geçer bu üç sister, evlenecek eş bulup evlenir ve  çoluk çocuğa karışır. Ev hanımı olmuşlardır. Diğer kız doktor olmuştur  ve bekardır.  
  
Ve gün gelir cenaze töreninde yollar kesişir...   

Bedenen büyümüş kişisel gelişimden mahrum bu üç kadın ile arkadaşlığa tekrar başlayan üvey sister sayesinde  bu  kadınların hayatına kan, can, renk gelmiştir. Birbirine söylenmeyecek her sözü söyleyen, davranışı sergileyen bu psikopat dörtlü her entrikaya  rağmen arkadaş kalabilmektedir. 

Bu  sister  karakterleri de kısaca tanıyalım😨

1- Merve: Birine  cheesecake yapıyorsa  ardında sinsi planları vardır.   Eminim sırf bu kadın yüzünden kim bilir kaç hamile kadın cheesecake aşerdi? :) Zaten dizi filmin adını duyanın aklına gelen ilk görsel eminim cheesecake tir.

2- Pelin: Merve' nin gölgesinde gücünü kıskanarak yeşeren, rüzgara karşı tüküren yüzüne bulaştıran bir karakter.  

3- Arzu: Bu iki sisterın diğer uzantısıdır. Senarist bu karaktere diğerlerine göre  merhamet ve insanlık yüklemiştir. 

4- Oya: Kendine acı çektirmeye doymayan, ne istediğini bilmeyen, kariyer yapmış ama öteye gitmemiş  bir karakter. İçlerinde  en insan. 

...  para var, evde hizmetli var,  kocalar olmuş kukla, çocuklar ise okulda  "BUGÜN KİME KÖTÜLÜK YAPSAM", TIRNAĞIMA NE RENK OJE SÜRDÜRSEM  ?  Dünya Sarmaşıktan ibaret, Gayesiz  gamsız hayat.  


Hadi bu üçü kafayı kırmış. Sen yıllarca tıp oku, doktor ol. Git bu üç sisterın ayağına,  işten arta  kalan güzelim vaktini yumak olmakla harca. Tırmalayan tırmalayana.

ahanda yapıyorum.

 Önüne  gelene  "O İŞ BENDE " demekten   kocasını  görmeyen Merve,  evliliğine  cheesecake ağacı dikti.  Adam baktı karısı dokunmatik teknolojiye geçmiyor, kendini güncellemiyor  gözü dışarı  kaydı  doğal olarak. 

Doktora yani Oya karakterine  aşık olunca karısını da boşamaya karar verdi. Doktor ile az şey yaşamadılar hani. Berber&müşteri, doktor&hasta, barbie&ken oldular ama  Serhan & Oya olamadılar. Kısaca doktor hanım gitti, Merve kaldı. 


Bir de bu kız var. Burcu.  Evli ve yaşlı adamı kandırması  kolay olur , rahat ederim diyerek sarmaşıktan Arzu' nun kocasını  ayarladı ilk bölümlerde.


Adam karısını boşadı. Çıtır sevgiliden de bıktı. Ben karımı geri istiyorum diye salya sümük ağlıyordu geçtiğimiz bölümlerde. 40 ve sonraki  yaşlar tehlikeli tabi. Kart teke sendromu, andropoz... böyle çarpar adamı :) 


Üç sister dan en az Oya kadar zarar görmüş bir başka kişi daha var ki o da Edip öğretmen. Oya' ya destek amaçlı sarmaşığa adım attığı günden beri onun da ayarları bozuldu. :)  Bir bölümde Oya' ya aşık gibi bir başka bölümde Merve' ye. Sarmaşığın havası onu da bozdu kısaca. 

Dizinin adında olduğu gibi ortada bir cinayet var katil meçhul. Tanıklar dinlenirken dizi film de ilerliyor. Bilmiyorum artık ne zaman sonuçlanır...  




Bu dizinin adını duyduğumda aklıma gelen ikinci görüntü ise şu çocukla babasının lahmacun yediği sahneler.  Çocuğun boğazından sulu yemek geçmedi bir türlü. Varsa yoksa pizza, lahmacun.

Oyunculara sözüm yok. Rollerinin hakkını veriyorlar fakat  hayata katkısı olacak, insanlara faydası olacak türden bir dizi film olarak bulmuyorum. Hatta insanların zihnini bulandırdığı düşüncesindeyim.  Bol bol beyin fırtınası yaptırmaktan öteye gitmiyor bana göre. Tabi ki bunlar benim düşüncelerim. Eminim severek, beğenerek izleyenler de vardır. İzleyenlere iyi seyirler. Ben  artık almayım. 

Bu arada vakit olmadığı için  uzun zamandır film izlemiyorum. Fas ta yaşadığım için sinemadan da takip edemiyorum yeni çıkan filmleri. Ciddi anlamda beğendiğiniz kaliteli film tavsiyeleriniz varsa yorum kısmına bırakırsanız sevinirim. 

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY


İSTANBULLU GELİN FİNALE Mİ YÜRÜYOR?


İzlememiş olanlar için özet geçeyim:

Bursa eşrafından Esma Boran, kocası Fevzi beyi ahirete uğurlamis  ve evin yönetimini ele geçirmiştir.  Dört oğlu vardır.   Faruk, Fikret, Osman,  Murat.

Fevzi beyin  hayattayken kırdığı ceviz, yıllar sonra  Adem Sezgin olarak hayat bulmuş ve Boran kardeşlere  bir ilave daha olmuştur.  Yani Boran kardeşler dört e değil beş e ayrılır:
Adem, Faruk, Fikret,  Osman,  Murat.

Genelde tekne kazıntıları  özeldir ama Esma büyük oğlu Faruk u herşeyden çok önemser.  Faruk eve istenmeyen  pardon İstanbullu gelin Süreyya yı  getirir. Faruk icin sipariş edilmis gelin kız  İpek te ikinci oğul  Fikret e yar olur.

Dizide aşk trafiği o kadar karışıktır ki trafik lambası olsa kendi pimini çeker. 

Faruk' un ilk aşkı Begüm,  Faruk a aşıktır.
Boşanma avukatı Can ise  Süreyya ya
Esma,  gençlik aşkı Garip e aşıktır.
Avukat Garip, Esma' ya.
Garip' in kızı Osman' a aşıktır, Osman ise  yengesi Süreyya ya.
Fikret, karısı İpek' e aşıktır. İpek ise kayınbiraderi Faruk'a.
Boranlarin evinde çalışan hizmetli kız (bir zaman) Murat a, Murat (şimdiki zaman ) hizmetli kıza aşıktır.
Faruk Süreyya ya, Süreyya da Faruk' a aşıktır.

Faruk &Süreyya 

Faruk'un  ilk aşkı  Begüm den Emir adinda oğlu vardır. Yıllar sonra    öğrenir ve berâberinde herkes öğrenir. En son Süreyya ile Emir öğrenir  ... diye gidiyor dizi film. 😀😁😂

Ben yıllar oldu dizi film, TV izlemiyorum. Yakın zamanda  ablamın İstanbullu Gelin dizisi güzel, izle"  tavsiyesi üzerine baktım ve sıkılmadan izledim.

Dizide en eğlenceli   karakter bana göre  Adem. (Fırat Tanış)
 Zeka, espri, mimikler,  oyunculuk  süper.
Evde çalışanlar ise dizinin rengi. Kapı dinleyen meraklı kadın yok mu hele 😂 Bu arada Murat Boran karakterini canlandıran oyuncu ile hizmetli kız Bade karakterini canlandıran oyuncu gerçek hayatta sevgiliymis. Bu bilgi de ne işinize yararsa  bilemem artık 😂


Süreyya nin teyzesi Senem karakteri de boş değil hani. Kocaman gözleri ile söylediği sözler harika. ' Herkes birbirine yürüyor ben de koşayım ' diyerek Faruk un sağ kolu,  dilinde  basur olan  Akif ile kupa kızı ve sinek valesi olmayaydı iyiydi.

Senem
En kıl karakter ödülü de  İpek için gelsin.   İstenmeyen evlilikten istenmeyen  hamilelikle hayatına  tüy dikti. Geçen haftaki bölümde
kendi ve bebeğinin hayatını riske atarak son hamlesini de yaptı. Tebrikler diyorum. Rahmetli kayınbabası  Fevzi beyin yanına mı gönderecek senarist acaba? 😂

Geçtiğimiz hafta izlediniz.  Peki bu hafta ve ilerleyen zamanlarda neler olacak?

Süreyya ya yazılan Can vardı hani bir de Faruk a yazılan Begüm. Hatırladınız mı? 'El ele el ele verin çocuklar, oynaya oynaya gelin çocuklar 'şarkısını söylüyor sanki onlar için senarist.  😁 Can ve Begüm evliliğe yürürse Emir, babasına ' Faruk amca'   Can a da 'baba'  der. Bir kere çocuk müzisyen gördü mü annesini bile unutuyor. Süreyya ile tanıştığı bölümü açın izleyin.  😁

Reyhan 
Oğlu Adem' i paylaşmak istemeyen Reyhan hanım, gelini Dilara ya kırmızı şapka örüp,  ormandaki babaanneyi ziyarete gönderir mi? 😂
Gönderir. Kurt bile kiralar.
 😀😅
Gül, yüzünde gül açsın 😂😂

Kaynana ve istenmeyen gelin figürü başta olmak üzere  entrikalar, oyunlar, ters köşe gelişmeler,  platonik aşklar,  intikam, hırs, merak uyandırma çok iyi serpiştirildigi  için izleyici kitlesi yüksek.
İş hayatının yoğun temposu, hayat şartları gereği ev işleri ve çocuk bakımı ile tekrara sarmış günler,  kendi hayatında asla bulamayacağı hareketliliğe seyirci olmanın hazzı, aşka duyulan özlem,  oyunculara duyulan hayranlık, entrika sevicilik, meraklı kişilik, dizi film bağımlılığı..   Yani bu dizinin izlenme sebebi kişilerin ihtiyacını  karşılıyor olması.  Arz talep dengesi iyi hesaplanmış. Tebrikler.
Peki ben neden izliyorum?
Esma Sultan karakteri  için desem.


 İngiltere Kraliçesi gibi. Kurum kurum kuruluyor. Giyimi, hareketleri, mimikleri ve olaylara karşı geliştirdiği hamleler ile beni ekran başına çekiyor. Kayınvalide olarak düşman başına bile dilemeyecegim bir karakter ama yine de tek geçerim.



Dizinin gidişine bakılırsa dizi finale yürüyor gibi. İnternette de böyle bir habere denk gelmişliğim var. Ne kadar doğru bilinmez.  Umarım tadında  bırakırlar ve ilginç bir finalle sonlanır diyorum.
Set ekibinden oyunculara kadar emeği geçen herkese selam olsun. Onların emeğine bizim de gözlerimize sağlık.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY

25 Şubat 2018 Pazar

MESLEK SEÇİMİ - TEKSTİL MÜHENDİSLİĞİ & YAŞAM KOÇU



Merhaba Ebru' cum, Tekstil Mühendisi olduğunu biliyorum aynı zamanda koçluk eğitimi aldın. Hatta kişisel  gelisim ve farkındalık  dergisi metanoia da  her ay yazılar da paylaşıyorsun.   Meslek seçimleri ile ilgili çok güzel bir  yazın vardı.  Bu söyleşiyi okuyanlar için yazının  linkini sonlarda  ilave edeceğim.

Öncelikle Yaşam Koçu kimliğine sorularım olacak.

🍀Aileyi mutlu etmek, çevre onayını almak, mesleğim olsun& para kazanayım zihniyeti ile yapılmış meslek seçimlerinde boğulan bir toplumuz. Bunu önlemek için yapılması gerekenler neler?
(Okunması gereken kitaplar,  uygulanması gereken zihin egzersizleri, izlenmesi gereken videolar, bu konuda danışılması  gereken uzmanlar ... ya da başka bir şey var mı  ?  )

Canım Merhaba, teşekkürler soruların için.  Önce kendimizi dinleyeceğiz, çünkü kendimiz dışında herkesi dinliyoruz.   Aile, arkadaşlar, medya ve onların değer yargılarına göre hayatımızı yönlendiriyoruz. Kendimizle başbaşa kalmaktan korkuyoruz ve sürekli bir meşguliyet arıyoruz.  

Ben ne istiyorum? Nasıl bir hayatyaşamak istiyorum?   diye sorup,  gelen cevapları yazmak ve bu istediklerimizi yürekten istiyor muyuz bunun  kararını verip, o yolculuğa çıkmaya hazırlanmak ilk adım.  

Her yolculukta olduğu gibi bu yolculukta da size yardımcı olacak araçlar var. Kitaplar, videolar, takip etmekten keyif alınacak kişisel gelişimciler,meditasyonlar vs. ancak bunlar da kişiden kişiye göre  değişeceği için, herkesin kendi yolunu çizmesi adına farklı kaynakları inceleyip, hoşuna gidenle devam etmesini önerebilirim. 

Ben de pekçok farklı kaynağı dinledim, izledim ve kiminden bir kelime, kiminden bir cümle, kiminde ise bir kitabı içselleştirdim. Benim için Aykut Oğut ve Louise Hay kitapları tekrar tekrar okuduğum başucu kitaplarıdır.


🍀 Ev geçindirmek, işsiz kalma korkusu,  cesaretsizlik, doğru yer ve doğru zamanda yapılmadığı için fırsatın kaçmış olması gibi sebepleri olan,   para kazanmak adına  mutlu olmadıkları   işlerine  devam eden insanların  hayatlarını  daha yaşanılır,    iş hayatlarını daha katlanılır  kılacak yöntemler  var mı?

Bütün öğretilerin öncelikle önerdiği ve benim de hayatımda çok önemli bir yeri olan birşeyle cevap vermek istiyorum. Şükretmek. İçinde bulunduğun durum her ne olursa olsun nefes alıyorsan, herşey olmaya ve yapmaya gücün var demektir.  Hergün en az 5 dakika şükretmeyi alışkanlık haline getirirsen, bir süre sonra içinde bulunduğun durumu daha iyi görmeye başlarsın. Herşey bakış açısına bağlı olduğu için de, içinde bulunduğun durumun güzel yanlarını görmeye başlarsın. Aynı zamanda içinde bulunduğun ruh halin daha iyiye gittiği için isteklerine, hayallerine odaklanırsın, istemediklerine odaklanmak ve sürekli negatifte kalmak yerine. Kendine ve isteklerine odaklanmak, kendine gerçekten zaman ayırmak da,  TV izlemek, alışveriş yapmak gibi dış etkenlerle kendini oyalayarak, kendinden uzaklaşmaktan daha etkin bir yöntem.


Şimdi soracağım iki soru da Tekstil Mühendisi kimliğine geliyor. 

🍀Tekstil Mühendisliği  için aldığın eğitim, bu meslekte  çalışma şartları,  sosyal & ekonomik imkanlar nasıl, bahseder misin?

İTÜ Tekstil Mühendisliğinden mezun oldum. O dönemde tekstil yükselen bir sektördü. Çalışma saatleri uzun ve stresli de olsa, karşılığında iyi para kazanabiliyordunuz. Dünyada hızla artan rekabet ve ülkemizin sosyo-ekonomik durumu nedeniyle maddi karşılığı genel olarak eskisi gibi değil. Ancak yine de herşey kişinin kendisine, işine ne kadar değer ve önem verdiğine bağlı.

🍀Tekstil Mühendisi olmak isteyen  gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersin?

Uzun saatler çalışmak,  gün içinde mola vermiyor olmak, stresle baş etmek, detaylı düşünmek, sorumluluk almak, organizasyon yapmak  problem değilse sizin için, tekstilin güzelliklerinden bahsedebilirim.  

Odaklanarak çalıştığınızda zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağınız, her saat, her gün yeni şeyler öğreneceğiniz, yaratıcılığını kullanabileceğiniz, yaptığınız işin sonucunu rengarenk kumaş ya da bir giysi olarak görmenin zevkine varacağınız,  çalıştığınız departman pazarlama satış gibi ise farklı ülkeler ve kültürlerden insanlarla tanışma şansı bulabileceğiniz, bir meslek. Bu söylediklerim size sıcak geliyorsa, durmayın seçin derim.

 Üniversitede  stajlar yaparken de çalışmak istediğiniz bölüme göre staj yaparsanız, çalışma hayatı öncesi güzel bir deneyim olur.
Teşekkürler Sevdacığım.

Asıl ben çok  teşekkür  ederim  canımcım.
Son olarak  Ebru' nun metanoia  dergisinde meslek seçimleri ile ilgili çok güzel bir paylaşımı olmuştu. (33. Ve 34. Sayfa)  Okumak için linki tıklayınız. https://issuu.com/metanoiadergi/docs/metanoia_dergi_sayi_02

Sorularıma yanıt geldikçe meslek seçimleri  devam edecek.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY 

23 Şubat 2018 Cuma

MESLEK SEÇİMİ - AVUKATLIK

Neslihan ALTAY KARABAĞ  

Gençlere faydamız olsun diye başladığım meslek seçimlerine
Mudanya Mal Müdürlüğünde Hazine avukatı olarak çalısan çok sevdiğim bir arkadaşım ile devam ediyorum. 

Merhaba Neslihan. Avukat olmak için alınan eğitimler neler ve bu bölümden mezun olmak zor mu? 

Merhaba. Avukat olmak için çeşitli üniversitelere bağlı Hukuk Fakültesini bitirmek gerekir. Eğitim süreci çok zorlu diyebilirim. Mezuniyetin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen hala ben ve bir çok arkadaşım rüyalarımızda o yıllara gidip sınavlarla boğuşuyor , kan ter içinde uyanıyoruz 😌 Ne kadar zorlandığımızı düşünün  artık.

Mezun olduktansonra işe  başlamak için şartlar  neler ?  İş bulabilme imkanı nasıl  

İş alanı oldukça geniş. Mezun olduktan sonra Hukukçu kimliğine sahip oluyorsun. Hukukçulara her zaman her alanda ihtiyaç var. 

Eğitimden sonra 1 yıllık staj süresinin 6 aylık bölümü mahkemelerde diğer 6 aylık bölümü deneyimli bir avukatın yanında çalışarak geçer. Staj tamamlanınca avukatlık ruhsatı alınıyor. Avukat olarak kamu kurumlarında, özel şirketlerde çalışabileceği gibi kendi işyerini açıp bağımsız da çalışabilirsin. Avukatlık serbest meslek olduğundan iş aramaksızın hukuk bürosu açmak ya da bir avukatın yanında SSK’lı olarak çalışmak mümkün.

Ayrıca hukuk mezunu olmakla avukatlık dışında hakimlik, savcılık, noterlik, hukuk müşavirliği yapılabilir, hukuk alanında bir branşta öğretim üyesi olarak çalışılabilir . Yeni yasal düzenlemelerle ilgili eğitimleri aldıktan sonra uzlaştırmacı ve arabulucu olarak çalışma imkanı da doğdu.

Ekonomik ve sosyal şartları tatmin edici bir meslek mi ? 

Mesleği icra ederken haz almak, işi en iyi şekilde yapmak esas olmalı. Ekonomik şartlara bakıldığında baroların avukatlık ücret tarifeleri ile belirlenmiş dava takip ücret çizelgesi mevcutsa da serbest avukatların ne kadar para kazandığını bilebilmek imkansızdır. Avukatlıkta branşlaşma  ve ticari yetenekle orantılı olarak kazanç değişmektedir. Kaldı ki kazanç konusu göreceli, aylık  5.000-TL geliri yeterli bulan, şükreden olduğu gibi aylık 50.000-TL kazanıp işler çok kesat  diyen de var.   

Mevcut duruma bakıldığında hukuk fakültelerinin artışı nedeniyle çok sayıda mezun verilmekte. Dava alanlarında artış olmayışı, mesleki yeterliliğin azalması gibi nedenlerle ne yazıkki yeni mezun avukatların asgari ücretle çalıştıklarına dahi şahit olunuyor.  Değişik kurum ve işletmelerde çalışan avukatlar ise çalıştıkları kurumun ücret politikasına göre gelir elde ediyorlar.

Sosyal anlamda ise Hukukun, adaletin, dürüst ve hakça bir yargılamanın yapıldığı , hukuk dışılık, yolsuzluk ve yozlaşmayla bağımsızca mücadele edildiği, hukukun üstünlüğünün korunduğu hallerde mesleğimiz  tatmin edici olur.

Bu mesleği seçecek kişilerde  sana göre ne gibi özellikler olmalı?

Sadece Hukuk Fakültesini bitirmek avukatlık yapmaya yeterli gibi görünse de bu mesleği seçeceklerin akademik ve sözel yeteneğe, muhakeme yani olaylar ve hukuki ilkeler arasında çözüme yönelik ilişki kurabilme gücüne, aslında analitik düşünme gücüne sahip olması gerekir. Ayrıca değişen yasaları, Yargıtay-İstinaf kararlarını takip edecek  araştırmacı kişiliğe, anlayabilme ve karşısındakini etkileyebilme yeteneğine, sorumluluk duygusuna sahip kimseler olmaları gerekir.

Avukat olmak hayalinin mesleği miydi  ? 

Asıl isteğim doktor olmaktı. Kendisi hatırlamıyor ama sağolsun doktor olan teyzem mesleğin zorluğuna dair caydırıcı o kadar çok hikaye anlattı ki sözel alana kaydım. Ee hem beklentiler hem gözümüz yükseklerde olduğundan Hukuk Fakültesini tercih ettim. Hayalim değilmiş..

İş  hayatına yeni başlamış  Neslihan ile iş hayatında tecrübe edinmiş  Neslihan' ı  karşılaştıracak olursan neler söylemek istersin ?  

Çiçeği burnunda avukat iken heyecanlı, hevesli ama tecrübe yoksunu idim. Çünkü üniversite eğitimi sadece akademik bilgi içeriyor.  Uygulamaya  yönelik stajda yetersiz kalıyordu. Duruşmaya girmek bile dünyanın en önemli hadisesiydi sanki… Okuldan gerçek hayata ışınlanınca toz pembe hayallerine de veda ediyorsun.. .İş hayatındaki Neslihan’ı   fazla düzeyde sorumluluk sahibi ve çalışkan diye tanımlıyorlar sanırım.

Avukat olunca insanların problemlerini satın alıyorsun ve artık o dert senin oluyor.  Çözebilmek için sarfettiğin çaba ise insanüstü. Davayı olumlu sonuçlandırıyorsan huzura kavuşuyorsun. Benim gibi sorumluluk hissi yüksek kişilerin kaygısını beslediğinden epey yıpratıcı diyebilirim. Saçlarıma yağan karlar, yüzümdeki çizgiler bunun delili. 😌 Ayrıca sorun yumaklarıyla çevrili olduğundan olayların hep kötü taraflarını gören olumsuz bir kişiliğe bürünebiliyorsun. Sağlam adım atmaya çabalamaktan hayatı kaçırıyorsun…

Bir de ne yazık ki avukatlığın mesleki ve ahlaki etik kurallarına aykırı olarak yapılması sonucunda toplum gözünde olumsuz bir bakış açısı oluşmuş durumda.  Bu önyargıyı kırabilmek çok zor. Hem toplumun hem de yargının üvey evladı olmaya  devam yani….

Tekrar meslek seçimi hakkın olsa seçimin ne olurdu?  

Doktor olmak istediğimi söylemiştim ama onların derdi avukatlardan büyük ülkemizde.  Vazgeçtim.  Sanırım güzel sanatların herhangi bir dalını seçerdim. Ruhumu besleyecek, keyif verecek, her gün koşarak gideceğim bir meslek seçerdim... Büyük ihtimal müzikle ilgilenirdim.

Son olarak benim sormadığım senin ilave etmek istediğin birşey var mı? 

Herkes için hızlı, güvenilir, bağımsız, tarafsız yargı yılları diliyorum..
Teşekkür ederim.

O kadar dava,  yoğunluk arasından kıymetli zamanını ayırıp sorularımı yanıtladığın  için asıl ben teşekkür ederim canım. 

Meslek seçimleri devam ediyor diyebilmek isterdim fakat sorularıma cevap bekliyorum.  Cevaplar ulaştığı gibi paylaşımlarım devam edecek. 

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY

22 Şubat 2018 Perşembe

MESLEK SEÇİMİ - AVUKAT ASİSTANI

Naima ELARABY

O bir Avukat asistanı
O bir Görümce  
O hayatımda gördüğüm en çalışkan insan . . . 

Meslek seçimlerinde Akraba kontenjanından yürümeye devam edeyim. Maksat gençlere faydamız olsun.

Merhaba Naima. Bu mesleği seçme nedenini anlatır mısın? 

Çocuk yaşta duyduklarım, Tv de izlediklerim, haksızlığa uğrayan insanların varlığı beni  insanlara yardım etmek, adaleti sağlamak, dengeyi korumaya yönlendirdi.  Kısaca meslek seçimine 6 yaşımda karar verdim. Hayalim ise avukat olmaktı.

Eğitim hayatından bahseder misin?  

Üniversite eğitimim,   sınıf tekrarı ile birlikte  5 sene sürdü.  İlk sene yani  üniversiteye başladığımda puanımın iyi olması  ile öğretmenimin tavsiyesini dinleyip üniversite dışında iki ayrı eğitime kayıt oldum.   Bilgisayar programı  ve yönetim.
Bir yandan üniversite diğer yandan  Enstitüde aldığım bu iki eğitim derken üniversite eğitim hayatım sekteye uğradı.  Derslere  düzenli  giremez oldum. Bu nedenle ilk seneyi tekrar etmek zorunda kaldım.  Buna rağmen Üniversite eğitimimi  tamamladım.  Enstitüden de diplomamı aldım.

Eğitim ücretsizdi. Ulaşım ve diğer masraflarımı ise şu an Suudi Arabistan da çalışan ağabeyim karşılıyordu.
Üniversite 3. Sene  üniversiteye yakın  Enstitüsü de bir sene staj yaptım.  Sınav sonrası  Eğitim masraflarımı karşılamak için ise bir sene Pres fabrikasında çalıştım.  Sınav günü yaklaşınca işi bırakıp  sınava çalıştım.  Sınav sonrası ise Avukat asistanlığı için beş ay yine staj yaptım.

Nasıl bir bölüm? Zor olduğuna eminim ama yine de sorayım.  

 O kadar  ama o kadar çok kanun kitabı  okudum ki, kesinlikle çok zorlu ve yorucuydu.   Senede bir defa yine çok  zor bir sınav olurdu.  Geçtin geçtin geçemedin sınıf tekrarı.

İş hayatına nasıl başladın , çalışma hayatın... Bunlardan biraz bahseder misin ?

Eğitim, staj hepsi  bitti. Cv hazırladım ve mahkemeye verdim. Avukat asistanlığı  için işçi alımı talebinde bulunan bir ofiste işbaşı yaptım ve on seneden  fazla  burada çalıştım.  Özveriyle,  sabırla. Saat 8' de iş başı yapardım.  Ofisin anahtarı bana teslim edilmişti.  Çok fazla iş olduğu   için  cumartesileri öğleye kadar çalışmam gerekirken çok daha fazla çalışırdım .  Hafta içi saat altıda çıkmam gerekirken sekizi bulurdu işten çıkmam. On dört kişinin çalıştığı ofiste en fazla  sorumluluk  yüklenilen kişiydim.   Ödenen ücret 4000 dirhem di.  Sigorta,  senelik izin gibi haklarım da doğal olarak vardı.

Patronum ile anlaşmazlık yaşadım ve    işten ayrıldım. Ertesi gün başka ofiste çalışmaya devam ettim.   Maaş aynıydı. Bir buçuk ay kadar  çalıştım burada  fakat ofis ortamı bana göre değildi. İşten  ayrılmadan önce kendime yine  iş ayarladım ve işten çıktığımın  ertesi günü başka bir ofiste işe başladım.

Maaş aynı, ofis ortamı güzel.  Kazablanka' nın en güzel yerinde, temiz bir ofiste güzel insanlar ile beraber çalışıyorum. İşe giderken  ulaşım için bir otobüs yeterli fakat dönüş için tren ve taksi ile ulaşımı sağlıyorum.  Maalesef servis yok. Aylık 200 dirhem gibi bir rakam da ulaşıma gidiyor. 


Yaptığı iş ve aldığı eğitimi düşününce Naima'nın maaşını az buluyorum ama Naima  şikayetçi değil.  Hatta birikimlerim ile bir ev alabildiğime göre çok şükür diyor . Peki Avukat  asistani olmak isteyen gençlere neler söylemek istersin? , diye sorduğumda ise " Bu işi yapmasınlar " diyor.  Sen neden yapıyorsun o zaman demezler mi ? diyorum . Düşünüyor ve cevaplıyor.  

 İnsanı bedenen ve beyinen yoran bir meslek.  Çok çalışmak gerekiyor..  Sabır, zeka,  hafıza ve mesuliyet istiyor. Her zaman uyanık olmak gerek. Bu işi sevmeniz ise şart.  Aksi takdirde tavsiye etmiyorum. Hatta hiç tavsiye etmiyorum.  😅

Sorumluluklarını, yaptığın işi biraz anlatır mısın?  

Dosyada yazılanlara istinaden mahkemede söylenilecekler,  sorun yaşayanlara mahkemede söylemeleri gerekenleri anlatırım.  Bir sorun yaşayıp danışmanlık isteyenlere de yardımcı olurum. Yazışmalar, evraklar,  mahkemelik insanlar... İşte böyle.

 Hayaline çok yakınsın.  Bu meslekte mi kalacaksın yoksa hayaline ulaşmak için bir çaban var mı? 

Avukat asistanıyım fakat Avukat olabilmek için senede üç defa sınav yapılıyor. Bir yandan iş hayatıma devam ediyor bir yandan da sınavlara hazırlanıyorum. Hayalimi en kısa zamanda gerçekleştireceğim. İnanıyorum.

Çok teşekkür ederim güzel insan.  Umarım en kısa zamanda hayalini gerçekleştirirsin.  ❤🍀😚

Madem Naima' nın hayali Avukat olmak. Bir de avukat arkadaşıma söz hakkı vereyim dedim.  Sağolsun beni kırmadı, sorularımı  yanıtladı. 
24 Şubat,  Cumartesi günü MESLEK  SEÇİMİ  - AVUKATLIK  ile devam edecek.  Görüşmek dileğiyle,

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY 

21 Şubat 2018 Çarşamba

MESLEK SEÇİMİ - ANAOKULU ÖĞRETMENİ

Dilek ÜRÜT 


Okul öncesi çocuklara  sihirli dokunuş yapmaktır Anaokulu Öğretmeni / Okul öncesi eğitmeni  olmak.

🍀Merhaba Dilek' cim.  Eğitim  hayatından  bahseder  misin ? Bu mesleği seçmeye nasıl karar verdin? Söyle detaylıca bize anlatır mısın?

1995 yılı  ortaokuldan mezun olmamla girdiğim lise arayışı sonucu  Bursa Necatibey Meslek Lisesi , Çocuk Gelişimi bölümünde okumaya karar vermiş,  ailemin yanından ayrılıp  Bursa' da  akraba evinde kalıp eğitim hayatıma devam etmiştim. Ablam da ben gibi eğitim için Bursa' ya gelmiş, akraba evinde kalıyordu. O dönemler ablam ve amcam büyük destekçimdi.

(🍀Mudanya' lı olarak ben de ilave edeyim.  Trilye' den Bursa' ya gidip gelmenin maddi, manevi  zor olduğu yıllar. Otobüs saatleri belli saate kadar hizmet veriyor. Günümüzde böyle güzel  akrabalar halen var mı diyor insan içinden... 🍀)

Eğitimim ilk iki yılı mesleki eğitimler , kültür dersleri ile devam etti.  Son iki yıl  uygulama sınıflarında ve staj yapılacak okul öncesi alanlarda devam etti. Sınıf öğretmenleri yanlarında destek ve pratik yapmak adına yardımlarımız  oluyordu.  Oyunlara katılmaları  için ilgilerini  çekecek taklitler ve sihir gösterileri yapardım çocuklara.

Okul bizleri staj yapmak adına sosyal hizmetler kurumuna yönlendirmiş ve şansıma da grup öğretmeni doğum izninde olduğu için  sınıfla tek başıma  ilgilenecektim.  Benim için büyük bir fırsattı. Sene sonundaki mezuniyetim ile 'Meslek seçimim çok doğru. Bu yolda ilerlemeliyim'  dedim. Belirli kurslara katıldım aynı zamanda da Özel Ayçı çocuk evinde göreve başladım. ' Usta öğretici kadrosu'  adı altında biz meslek lisesi çıkışlılara verilen şansla Mudanya Sami Evkuran Anadolu Lisesi, anasınıfına beni görevlendirdiler. Onbeş senedir de mesleğime Mudanya ilcesinde , Agah Bursalı Kreşinde  devam etmekteyim.

🍀Mesleğinin zorlukları neler?  Yılların tecrübesine dayanarak yaşadığın, karşılaştığın sorunları bizimle paylaşır mısın?

Her alanda olduğu gibi bizim mesleğimizin de zorlukları var.
 Çocukların yeri belli olsun, yesin, içsin, oynasın  diye bize bırakmaları ve çocuklarıyla ilgili hiç bir değişime gelişmeye destek olmayan buna rağmen  değişim bekleyen veliler... Bana kalırsa işin en zor kısmı bu.  Veliyi memnun etmek adına çocukların ilgi istek ve yeteneklerini göz ardı eden idareciler de beraberinde geliyor.  İlk basamağı bizimle   çıkmak için gelen, iş tecrübesi olmadığı halde işi  biliyorum edasıyla  hareket eden stajyerler de cabası.

🍀Sosyal ve ekonomik imkanları tatmin edici bir meslek mi? Çalışma şartları  nasıl?

Anne olunca birçok anlamda bakışı değişiyor insanın.😍 Aldığım ücreti sorgulamadım,  mesleğimi parayla ölçüştürmedim. Çocuklarımın mutluluk ve memnuniyetleri benimle olan diyalogları üzerinde yoğunlaştım.

Bilgi vermem gerekirse özel kreşlerin ücretleriyle karşılaştırıldığında kamu alanı tabi ki daha farklı.   İş yükü daha hafif, çalışma saatleri memuriyet gibi.  Dinlenme fırsatı  var. Haftasonu tatil. 

🍀Çok zorlandığın bir anın var mı?

Öyle hareketli bir öğrencim vardı ki  kendine yada bir başkasına zararı olmasın diye çocuğun enerjisini atmak için hergün hoplamalı zıplamalı oyunlar seçiyordum. Etkinlikleri bitirdiğim bir saatte sınıfi stajyere bırakarak ayrıldım ve henüz uzaklaşmamışken o hareketli  çocuğun sesiyle geri fırladım.  Başı kanlar içinde, ağlıyor. O an sakinliğimi nasıl koruduğumu hiç bilmiyorum...Hemen bir top peçete ile tampon yaptım, anne babaya ulaştım. Bir yandan olayı anlamaya çalışıyor  bir yandan sakinleştirmeye ve  sakinleşmeye çalışıyordum. Çocuğun annesi beni tanır ve güvenirdi fakat bu çocuğuydu nasıl açıklama yapacaktım?
Hemen aldık hastaneye  götürdük. Dikiş vs. sorgu polis  derken olayı aileye de anlattım.  ( Sandalyesinin üstüne çıkıp, oradan duvara uçan tekme atacakmış ama planlandığı gibi olmayınca ...)
 Aile, "Biz oğlumuzu biliyoruz. Bununla geçmiş olsun, birdaha yaşanmaması tek dileğimiz " dediğinde biraz olsun rahatlamıştım. Beni çok üzen bir olaydı ... unutamadığım bir anı.



🍀Meslektaşın olmak isteyenlere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersin?

Bu meslek özveri ister.  Kendinden verdiklerin, hayattan kattıklarının  harmanlanmasıdır.  Özel kreşlerde görev yapar  işsiz kalmaktan kurtulurum anlayışıyla asla bu bölümü  okumasınlar. Sevmeden yapılabilecek bir iş değil. Hem iş  olsun diye yapan kişiye işkence olur hem de yürekleri sevgiyle beslenen değerli yavrulara  yazık olur.

🍀Mesleğin ile ilgili duygu ve düşüncelerini ifade eder misin?

Okul hayatlarına atacakları ilk adım olan okul öncesinde, öğretmeni ve okulu sevdirip belli başlı kurallar kazanımlar edindirmek, tüm  zorluklarına rağmen  bu meslekte hizmet vermek benim için büyük mutluluk.  Sevgi, emek ve  çabalarımın meyvelerini alıyorum.  Geri dönüşleri o kadar harika ki...

🍀Son olarak senin ilave etmek istediğin birşey var mı?
Öğrenci ve velilerime, iş  arkadaşlarıma  vesilen ile sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Dünyayı değiştirecek olan bizleriz ve çocukken aldığımız eğitim bize ışık tutacak. Ben bir ışık yaktım sonuna kadar değerli yol göstericilerle devam etsin ve hayat hepimize hep gülsün😍

Çok teşekkür ederim Dilek 'çim. Emeğine, yüreğine sağlık.

🍀Meslek seçimlerini sorgularken ve öğrenirken farkettim ki bir çok meslek dalını yakından gözlemleme fırsatım olmuş . Mesela Fas'ta  bir kreşte özel ders verdiğim dönemde  çocuklardan biri İspanyolca ' su  istiyorum  'diye seslenmiş , kimse çocuğa şu vermemişti.   Çocuk  yokmuş gibi davranılması beni rahatsız edince "Neden su  vermiyorsunuz? " diye sormuştum.  Su içince çok tuvalete çıkıyormuş. Mesela bu cevaba şaşırmıştım . Su... temel ihtiyaç...  tabi ki müdahale etmiştim.  İşte böyle duyarsız insanlar ne kreş işletsin ne de bu işte çalışsın.
  Okul öncesi eğitim bana göre en önemli dönem. Bu mesleği seçmiş kişilere psikolojik testler uygulanmalı ve hipnoz yöntemi  ile psikolojisi sağlam  mı  muayene edilmeli diye düşünüyorum.

İşini severek yapan tüm okul öncesi öğretmenleri ve çalışanlarına saygılar , sevgiler.

MESLEK SEÇİMİ - AVUKAT ASİSTANI ile devam edecek .

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY



20 Şubat 2018 Salı

MESLEK SEÇİMİ - MİMARLIK

Khadija ELARABY 


🍀Merhaba Khadija. Bize eğitim hayatından  detaylıca  bahseder misin?
Mimarlık üzerine aldığım eğitim altı sene sürdü. 
'Faculte des  science  Hassan II' burada bir sene fizik eğitimi aldım. ' Enstitut  specialite  de  Batiment'  burada da iki sene mühendislik okurken Kazablanka' da  mimarlık üzerine bir fabrikada  bina yapımı kontrolünde staj yaptım.   'La  Faculte  des science  technique  for ingenierie  de  constriction' burada da üç sene lisans eğitimi aldım. Hem eğitime devam ettim hem de laboratuvarda staj yaptım.   Toprak ve çok  sayıda  malzemenin  analizini öğrendim. Staja yol yapımı ile ilgili bir fabrikada devam ettim. Zift yapımı,  asfalt yapımı, yolun eğimi, ölçümler ve çok daha fazlasını öğrendim. 

Enstitüye gidebilmek icin her sabah 6 da kalkıp yola çıkıyordum.  Akşam 8 de ise  eve dönüyordum.  İki vasıta  değiştirmem gerekiyordu.  Fakülte eğitiminde  daha rahattım.  Haftasonu 9' da gidiyor,  5' te  eve dönüyordum.

Enstitüye ücret ödemiyordum fakat okuduğum  Fakülte ücretliydi. 
Fakülte eğitimi  için 30.000 dh. ödedik. Bir sene taksit ile ödeme imkanı sundular. Ablamın maddi desteği dışında ben de okul  masraflarım için üç ay kadar  kablo fabrikasında çalıştım. Sağlık sorunları yaşadığım için fabrikada çalışmayı  bırakmak zorunda kaldım.


🍀Eğitim hayatında unutamadığın iyi kötü  hatıralar var mı?

Eğitim masraflarımı ablam karşılıyordu. Sınıf  tekrarı  yapmak zorunda kaldığım sene dünyam başıma yıkılmıştı.   Bütün bir sene ders çalışıp emeğimin boşa gitmesine mi üzüleyim, okula gidebilmek için cok erken saatlerde yollara düştüğüme  mi?.. Kötü anı denmez ama yaşadığım bir başka zorluk daha var hatırımda. Bazen ikinci  otobüsü kaçırdığım olurdu. O zaman çok fazla para ödeyip taksi ile okula gitmem gerekirdi. Maddi imkanı sınırlı biri için ciddi bir kayıp ve unutulmaz bir anı diyebilirim.
Çok güzel arkadaşlıklar edindim. Sayelerinde ne kadar zor bir bölüm olsa da dersler çok keyifli geçiyordu.  Bu da unutamadığım güzel hatıralardan biri.

🍀Mimarlık bölümü için neler söylemek istersin?

Üniversiteye kadar olan eğitimimde çok başarılı bir öğrenciydim. Çok çalışmama rağmen mimarlık eğitiminde  çok zorlandım.  Hatta  sınıf tekrarı yapmak zorunda kaldım. Paylaştığım görsel gibi daha neler neler var öğrenilmesi gereken. 😨 Zor  bölüm mimarlık kimseyi kandırmak istemem. 😅


🍀 Biraz iş hayatından bahseder misin?

Şu an Yapı Denetim  firmasında  çalışıyorum.  Binaların yapım aşaması öncesi, yapımı ve bitiminde kontrolleri  yapıyorum.  İlk iş tecrübem fakat staj yaparken çok fazla  gözlem yapma imkanı buldum.  Disiplin, dikkat ve  kontrol isteyen bir iş.  Hata  kabul etmeyen, cezası hapis olan bir meslek  ülkemde.

Bir aydır çalışıyorum. 9' da iş başı yapıyorum 4' te mesaim bitiyor. Benden önce çalışan mimar hapse girmiş onun yapması gereken bütün işleri yapmaya çalışıyorum .   Şu an deneme aşamasında olduğum için  ücret düşük diyebilirim. Zamanla değişeceğini biliyorum.

🍀Khadija  ya maaşını soracağım fakat bu ülkede MAAŞ kelimesi emekli olan kişilere ödenen  ücret  olarak geçiyor. Fas' ta mimarlara ne kadar ücret ödeniyor  diye devam ediyorum.

Normalde 10.000 dirhemden başlar ve artar bu meslekte çalışanların aldığı ücret fakat bunun için tecrübeli olmak gerekiyor.  Araç, telefon hattı ve size ait bilgisayar da verilir. Şehirler arası ve başka ülkelerde çalışma imkanı sunan bu meslekte işsiz kalmak nerdeyse imkansızdır.



🍀Peki mimarlık hayalindeki meslek mi?
Evet.  8 yaşımda iken Tv den izlediğimde  karar vermiştim   meslek olarak seçmeye. 

🍀Meslektasin olmak isteyen  gençlere neler söylemek istersin?
Çalışın çalışın çalışın.  Çok fazla dil öğrenin.   Çok fazla görsel  test çözün bölüm ile ilgili. Sabredin. Eğitim masraflarını çıkarmak için gerekirse çalışın.  Hedefe odaklanın.  Hayatta karşılaştığınız problemler sizi yıldırmasın.  Mücadele edin.

Emeklerinin karşılığını alman ve meslek hayatında güzel projelere imza atman dileğiyle çok teşekkür ederim Khadija.  ❤

Khadija eşimin kizkardesi olur.  Sene tekrarı yapması gerektiğini öğrendiği güne şahidim. Ev başımıza yıkılıyor sanmıştım. Hayal  kırıklığı ile  bağırmış ve ağlamıştı. O gün onu pek iyi anlayamamıştım. Şimdi çok daha iyi anlıyorum.  😯 Ailesinin desteği ve azmi ile pes etmedi, bölümü bitirdi. Meslek seçiminde mimarlık düşünenlere bir katkımız  olsun.

MESLEK SEÇİMİ - ANAOKULU ÖĞRETMENİ ile devam edecek. Türkiye saati ile  22 Mart' ın ilk  saatlerinde görüşmek dileğiyle.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY

19 Şubat 2018 Pazartesi

MESLEK SEÇİMİ - İNSANLIĞA HİZMET ETMEK


Bir zamanlar Sevda ALAN ELARABY


Meslek seçimleri ile ilgili paylaşımlarım Şubat ayı sonunda noktalanacak. Gençlere faydası olur diye  çok fazla kişiye ulaşmaya çalıştım. Katılımcı olmayı kabul edip sorularımı en kısa zamanda cevaplayanları zaten okudunuz. Halen cevap beklediğim kişiler var.  Umarım vakitlice geri dönüş yaparlar ve ben de sizlerle paylaşırım. Mesajımı görüp cevap vermeyen, katılımcı olacağını söyleyip sorulara cevap vermeyenler de oldu haliyle. ( İnsan ) Herkesin canı sağ olsun.


Sırasıyla Mimar, Anaokulu Öğretmeni, Avukat asistanı ile paylaşımlarım devam edecek.  Bu arada cevap beklediğim kişiler de bana ulaşmış olursa paylaşımlara ara vermeden devam etmeyi düşünüyorum.

Madem meslek seçimi ile ilgili blog yazısı hazırlıyorum çalışma hayatına nasıl başladığımdan kısaca   bahsedeyim.

Öğretmen olmayı isteyip ailemin korku dolu cümlesi "Seni doğuya sürerler "  ile halkla ilişkiler bölümünü bitirmiş, bir  otelin resepsiyonunda staja başlayıp kendini  muhasebe departmanında stajyer olarak bulmuştum. Muhasebe müdürü,  çalışanlardan biri ve stajyerlerin hepsi  muhasebe departmanından ayrılınca   göktaşı düşmüş gibi boşluk açıldı departmanda  ve o boşluğu doldurmak için işe alınan biriydim. Tüm bu sürece  ALICE KEL ALAKALAR DİYARINDA diyebilirim.  Fas a geldiğimde ise İspanyol  kreşinde kısa dönem  resim ve oyunlarla çocuklara İngilizce öğrettim. Böylelikle öğretmenlik hevesimi de kısmen tatmin etmiş oldum ve hayalimdeki meslek olmadığına karar verdim. 😊 Bir seneyi aşkın süredir blog yazılarımı paylaşıyorum ve en severek yaptığım iş bu diyebilirim. (İş diyorum da para kazandırmıyor. Para kazandırmayan bir uğraşa da  iş demiyor toplumumuz )

Meslek seçimi denince aklıma bir toplumun en temel ihtiyaçları geliyor. Sağlık,  eğitim,  gıda, ulaşım.  Bir de teknoloji var her geçen gün ilerleyen.  Yapay zeka çalışmaları, robotlar ve dahası üzerine çalışmalar. Sürekli gelişiyor ve daha ileri düzeyde tasarlanıyor.  Bilgisayar programcılığı, teknoloji,  tasarım, mühendislik, kimya, fizik,  biyoloji ... geleceğe kendini  taşıyacak  bölümler arasında. 

 Meslek seçimi önemli olmasına önemli ama daha da önemlisi  bilgi ve öğrenileni  yasama hizmetten yana kullanmak. 

İşsizlik korkusu ile Siyasi bir partinin peşinde  gitmek,  başkan adayının yanında bulunup yerini sağlama almak, bilmem kimin akraba kontenjanından meslek sahibi olmak ta ne kadar adil ve kalıcı olduğu  tartışılan türden seçim içinde seçim...

Benim paylaşmak istediklerim bu kadar. Bir o kadar da kendime sakladıklarım var. 😂 21 Şubat - Çarşamba günü MESLEK SEÇİMİ - MİMARLIK ile devam edecek.

Umutlu kalın.  İnsanlığa hizmette kalın. 

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY



13 Şubat 2018 Salı

MESLEK SEÇİMİ - İNGİLİZCE ÖĞRETMENİ


Sinem Uz 

🍀Merhaba canım.  İngilizce Öğretmeni olmaya ne zaman karar verdin?

Öğretmen olmaya çocuk yaşlarda karar verdim.  Ortaokul ve Lise çağlarında ise İngilizce öğretmenleri yönünden çok şanslıydım. Branşımın İngilizce olmasına da o yaşlarda  karar verdim.

🍀Aldığın eğitimlerden bahseder misin?

Eskişehir Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü okudum. Yüksek lisans içimde uktedir. Kısmetse çocuklarım biraz büyüdüğünde bu hayalimi de gerçekleştireceğim.

🍀Ataman nasıl ve ne kadar zamanda oldu?

2006 yılında üniversiteden mezun oldum.  Öğrenci olduğum dönemde nişanlıydım. Mezun olduğum senenin yazında evlendim.  O Yaz KPSS'ye girdim ama hiç umudum yoktu 68 gibi bir puan aldım. Eğer tercih dışı seçeneğini  kabul etseydim  büyük ihtimal Doğuda bir şehire  atanırdım. Malum yeni evliydim, tercih yapmadım.
Bilecik ilinin Osmaneli ilçesine yerleşir yerleşmez ücretli öğretmenlik için Milli Eğitime başvurdum. Bir sene lisede ertesi sene aynı anda iki ayrı Ortaokulda öğretmenlik yaptım fakat ikinci  senenin başında 'bu böyle devam etmez ' dedim. Eşimle konuşup  ne olursa olsun atanmak istediğimi,  bu işe kadrolu olarak devam etmek istediğimi söyledim ve böylece bir yıllık maceram başladı.

O yıl bir yandan ücretli öğretmenlik, akşamları KPSS kursu ile geçti. (Hayattan tamamen kopmuştum. Hareketsizlikten 18 kilo almam da bu dönemde olmuştu.) Eşim  en büyük destekçimdi.
Sonunda emeklerimin karşılığını 2008 yılında aldım.  İlk tercihim olan Osmaneli Cumhuriyet Ortaokuluna atandım.  Halen aynı kurumdayım. Bana göre meslekte oniki, devlete göre on senedir İngilizce  Öğretmeni  olarak çalışıyorum.


🍀 Öğretmenlikte ilk zamanlari ve simdiyi mukayese ettiğinde ne düşünüyorsun?

Mesleğimde kendi kendime söz verdiğim ve uyguladığım en önemli şey (hem de ilk günden beri ) sınıfın  kapısından girerken içerdeki çocuklarımı ilgilendirmeyen her türlü şeyi sınıfın kapısında olduğunu düşündüğüm hayalet kutuya bırakmakti. Dersin sonunda geri alıyordum o ayrı.

O günlerdeki öğretmenliğim  ile şu an arasında tabii ki dağlar kadar fark var.  Özellikle anne olduktan sonra bu fark daha da arttı diyebilirim.


🍀Mesleğinin güzellikleri ve zorlukları neler? Bir öğretmen olarak eğitim sisteminde  .....  değişse güzel olurdu dediğin   birşeyler var mı?


Mesleğimin bence en güzel yanı insanların hayatına dokunmak. Ağzınızdan çıkan her kelime yüzünüzdeki her mimik çok büyük sorumluluklar taşıyor.

Zorlukları ise bizim dışımızda (ülkemizde eğitim sisteminden) kaynaklanan şeyler.  Öyle bir devirde yaşıyoruz ki her şey ,  özellikle bilgi o kadar özgür ve hiçbir yere sığmayacak büyüklükte ki bunu günümüz okullarında sürdürebilmek gerçekten çok güç.

Yeni nesil sanki  tabiri caizse inanılmaz zeki robotlar gibi. Bizler onları gerçek anlamıyla hayata hazırlayamazsak gelecekte hepsininin çok daha zor hayatları olacağını düşünüyorum. Gelecek çok ışıltılı ve parlak fakat kör edebilecek seviyede.  Bundan 5-10 yıl sonra bizi neler bekliyor kestiremiyorum. Çok karamsar bir tablo çizmek istemiyorum. Sonuçta  ben de bu çarkın bir dişlisiyim ama baktığım zaman (testler,  denemeler, sınavlar, merak duygusu körelmiş çocuklar )  müzik, sanat ve spordan uzak  karne, not, belge için çalışan çocuklar beni endişelendiriyor.

Tabi bu bahsettiklerim geneldir. İstisnalar kaideyi bozmaz. Bizler yeni nesil anne-babalara  çok büyük görevler düşüyor. Kendi yaşayamadıklarımızi ,  hayallerimizi, çocuklarımız  üzerinden gerçekleştirmeye çalışmayalim.  Biraz uzun oldu ama mesleğimde en çok zorlandığım kısım bu.  Sanırım eğitim sisteminde her şeyi bilip hiç kullanmayan bir nesil yetiştirme zihniyetinden kurtulmaliyiz. Bireyleri hayata hazırlayıp,  merak eden, düşünüp soru soran nesiller yetiştirmeyi ilke edinen zihniyetler oluşturmamız lazım.

🍀Öğrenci ile öğretmen, veli ile öğretmen  ilişkilerini değerlendirmeni istesem.

Öğrenci  ve öğretmen ilişkisi her iki tarafında zamanın şartları ile büyüyüp yetiştiğini düşündüğümüzde günümüzde çok farklı. Yani eski ile kıyaslarsak artıları da var eksileri de. Evet bizim zamanımızdaki gibi artık çocukların şekil semalleriyle çok uğraşılmıyor fakat günümüzde de sınırlarda sıkıntılar var. Öğretmenler mesleğinin sorumluluğunun daha fazla farkında olmalı. İşin özeleştiri kısmından sonra gelelim öğrenciye.
Öğrenci kesiminde ise öğrenci ne yapar sorusunun cevabı ile ilgili bir şemaya sahip olmadıklarını düşünüyor ve bunun için oldukça fazla mesai ayırmaya çalışıyorum. Veli kısmi ise yine genelleme olduğunu baştan belirterek çünkü söyleyeceklerim gibi olmayan velilerimde çok. Genelde çocuklar okula başlayınca sanki eğitime değil de bir maratona başladıklarını düşünüyorlar. Bizlere karşı olan  bakış açıları ise her durumda çocuklarının haklı olduğu yönünde. Sanırım aile, öğrenci, öğretmen bu üçlü bana göre bir sacayağı gibi ve her gün aynı özveriyle insan yetiştirildiğinin bilincinde olarak işbirliği içinde olunsa ,  sağlıklı bir iletişim kurulsa çok yol alabiliriz.( umarım)

🍀Çalışma sartlari, sosyal ve ekonomik imkanları nasıl bir meslek?

Hem ülkemizin diğer meslek dalları hem de hiç alakası olmayan bir çok insan tarafından eleştirilen bir meslek. Evet çalışma saatlerimiz dışarıdan bakıldığında rahat gibi görülebilir ama günümüz öğretmeninin inanılmaz bir angarya iş yükü vardır. Her şeyi ama her şeyi begelenmeli üstelik bu işler mesai saatleri dışında yapılmalı. Yani iş eve taşınır bu meslekte.

Mesela kendimizi geliştirmemiz içinin almamız gereken zorunlu eğitimler mesai saatleri dışında alınmalı gibi ama bana kalsa öğretmen daha çok okumalı, tiyatro izlemeli, sinemaya gitmeli, müze ziyaret etmeli ve daha çok yeni yerler görmeli. Mesleği ile ilgili faydalı olacağı seminerleri gönlünce seçip, katılmalı.  Tam da bu noktada devreye sosyal ve ekonomik imkanlar giriyor. Evet yılda bir kez tatile gidebilir, belki çoğu şeyden kısarsa ev araba sahip olunabilen bir meslek. Zorunlu harcamaları çıkardığınızda,  mesleğe  katkı sağlayacak harcamalara maalesef yer kalmıyor.  Sırf öğretmenlik değil ülkemizde çoğu meslek dalında insanların yaşam koşulları ile ücretleri arasında denge kurabilen bir sistem görmeyi dileyerek cümlemi noktalayabilirim.



🍀İngilizce Öğretmenliği düşünen gençlere önerilerin neler?
Bu soruyu iki aşamada (Öğretmenlik , İngilizce ) cevaplamak istiyorum. Lütfen sağlıklı nesiller için İNSAN VE ÇOCUK SEVGİSİ TAŞI-mayanlar ! rica ediyorum Öğretmenliği tercih etmesinler.  İngilizce kısmında ise dil bilmek çok büyük keyif.  Dil öğrenirken keyif alıyorlarsa muhtemelen öğretirken de  alacaklardır. Meslek seçiminde  'Ben bu mesleği ömür boyu yapmak istiyor muyum?' sorusuna ' Evet ' cevabını verebiliyorlarsa  yolları açık olsun.


🍀Son olarak benim sormadığım,  senin ilave etmek istediğin birşey var mı?

Teşekkür ediyorum. Blogun için başarılar, hayatında mutluluklar diliyorum. Tüm gençlerin yolu açık, aydınlık olsun. Umut dolu çok güzel günler beklesin ülkemi. Daha güzel olsun herşey.

Facebook üzerinden blog yazısı paylaşımı sonrası arkadaşımın İngilizce öğretmenimize cevabını öğrenmek istediğiniz  bazı soruları  oldu. Öğretmenimiz  sağolsun  cevapladı.  Bu bilgiyi de ilave etme gereği duydum. Belki aklınızda olan sorular cevap bulur.


"Estağfurullah  izin ne demek Nazan Hanım. Ülkemizde hemen hemen  her  meslek dalında yaşanan rant ,çıkar  kaygısı ne yazık ki hiç uğramamasi  gereken bölüm olan eğitime  de uğramaya  başlamış  ne yazık ki. Ben İngilizceyi  bir devlet lisesinde öğrendim. Ve hala o temelin üstünü  inşa etmeye çabalıyorum. Öğretmen çok önemli az evvel de bahsettiğim gibi ben öğretmen açısından çok şanslıydim. Ve haftada 24 saat artı 6 saat de kurs olmak üzere 1 yıl boyunca İngilizce eğitimi  aldım. Dilin kalıcı ogrenilebilmesinin  bence en önemli yolu onu yaşamak, kullanmak, bol bol maruz kalmakta yatıyor. Ve bu da mevcut ders saatleri ile ne yazık ki güçlesiyor. Artı bir de bunun üzerine yetiştirilmesi gereken mufredatlar, çocukların hazırlanması gereken sınavlar var. Ama tabiki bunların hiç birinin  mazeret olmaması için bizler öğretmenler olarak elimizden gelenin  en iyisini yapmak zorundayız."








"Evet öğrenebilir  okul öncesi  dil edinimi  için oldukça verimli bir yaş. Çocuğun  okuma yazma bilmemesinin  önemi yok çünkü o yaşta sadece dili farkedecek, dinleyecek ve taklit yolu konuşacak. Bol oyun  ile keyifli bir şekilde dil macerasına giriş yapabilir. Doğru yerde olduğundan eminsek."

🍀Buna bizzat şahit olan biri olarak ben de cevaba ilave etmek isterim Nazan' cım.  O yaşta dil öğrenmek daha kalıcı oluyor.  Kreste  İngilizce eğitimi verdiğim dönemlerde çizgi  filmler, hazırladığım görseller ve oyunlar ile çok rahat öğretildiği ve öğrenildigine şahit oldum. Hatta Fas ta İspanyol kanallarını izleyen Fas li bir çocuğun sırf çizgi film kanallarından İspanyolca öğrendiğini biliyorum.  😊🍀


"Estağfurullah  inşallah, mutlu olduğu işleri yapabilmek için  mutlu olduğu yerlerde eğitim görürler. İlginiz için  ben teşekkür ederim."

Yine hayatın çok içine bağlanmışım  gibi hissettim kendimi. Verdiğin mesajlar o kadar güzel ve dokunaklı  ki Sinem'cim. Tekrar teşekkür  ediyorum.

Öğretmenlik o kadar yüce bir meslek ki sistemin kurucusu olsaydım emin olun ülkede en yüksek maaşı alan kişiler Öğretmenler olurdu. İşini severek ve hakkını  vererek yapan, tüm güzel Öğretmenlerimize saygılar, sevgiler.

Annem' i Türkiye' ye yolcu edip, Kazablanka da biraz kalıp döneceğim ve kaldığım yerden devam edeceğim.

Şubat ayı başlangıcından   simdiye kadar ele aldığım meslek seçimlerine kısa bir göz atalım mı?
 TV sunucusu : http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-tv-sunucusu.html
Resim Öğretmeni : http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-resim-ogretmeni.html
Radyoloji - Hemşire :http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-radyoloji-hemsire.html
Turizm ve Otelcilik : http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-turizm-ve-otelcilik.html
Muhasebe memuru: http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-muhasebe-memuru.html
Ptt Çalışanı: http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-ptt-calisani-kayhan-acar.html
Tattoo - Dövme sanatçısı:  http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-tattoo-art-dovme-sanati.html
Drama liderliği: http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-drama-liderligi.html
Tam faktoring : http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-tam-faktoring-uzmani.html
Fotoğrafçı- Grafiker : http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-fotografci-grafiker.html
Teknisyen : http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-teknisyen.html
Elektrik & elektronik: http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/02/meslek-secimi-elektrik-elektronik.html

20 Şubat  Tarihinde, Meslek seçimleri paylaşımı için tekrar burada olacağım. Görüşmek dileğiyle🍀


Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY

11 Şubat 2018 Pazar

MESLEK SEÇİMİ - ELEKTRİK & ELEKTRONİK


Cenk KÖKSAL 

Kendi işinin patronu,  aynı zamanda çalışanı.  Ailemden biri (ablamın sevgili eşi ) ile meslek seçimleri  soru cevap olarak devam ediyor.

Merhaba Cenk. Eğitim hayatından ve   şimdiye kadar hangi sektörlerde çalıştığından biraz bahseder misin?

Merhaba Sevda.  Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesinde okudum. İş hayatına  Bursa'da,  market sektöründe başladım. Sonra kafe açıp, dokuz sene de  kafe işletmecisi  olarak çalışmaya  devam  ettim. Kapalı mekanda sigara   yasağı geldikten sonra işlerde düşüş olmaya başlamıştı. O işi bıraktım ve elektrik   elektronik üzerine  hizmet verdiğim  iş yerimde  hem patron hem çalışan  olarak devam ediyorum.

Elektrik&elektronik meslek bilgisini nasıl edindin?

Elektronik bölümüne  meraklı biriydim.  Abimin de  bu bölümü meslek olarak seçmesi  ile üç sene yanında çalışma fırsatım oldu. Küçük yaşlardan beri çalışıyor olmamın bilgi anlamında  kazandırdıkları da cabası.

Şu an yaptığın işten bahseder misin?  Sosyal ve ekonomik imkanları tatmin edici bir meslek mi?

Şu anda yaptığım iş; elektrik & elektronik,  kamera güvenlik sistemleri üzerine. Gerekli bilgi için
www.cenkelektronik.com adresine bakabilirsiniz. Takip gerektiren bir iş.  Müşteri kitlesini oluşturmak zaman, emek ve çaba gerektiriyor. Eleman  yetiştirmek ise biraz zor.

Sektörün getirisi iyi.  Tatmin edici. İşinin  ehli için gelişime ve girişime açık. Çalışma  saatleri ise  esnek.


Müşteriyi kazanmak için neler yapmak gerekiyor ?  Bu işe yeni başlamışlar veya başlamayı düşünenler için anlatır mısın?

Girişken , aktif, sosyal olmak gerekli. Bir de yaptığın işi bilinçli, güzel ve temiz yaptın mı müşteri  memnuniyetini kazanıyorsun. Kazandığın  her müşteri  de  çevresine  öneriyor derken müşteri, müşteri kazandırmış oluyor. Müşteriyi kazanmak için başka çalışmalarınız ve çabalarınız da olmalı tabi ki.

İş hayatında komik ya da unutamadığın  bir anın var mı ?

Bir çiftliğin kamera sistemini kurarken merdivenden kaz pisliklerinin olduğu ayrıca çok çamurlu olan göl kenarına düşmüştüm.

(Düşen için unutulmaz,  şahit  olan için komik olsa gerek. Kötü olmuş 😅)


İş hayatında risk alan, tecrübeli biri olarak kendi işinin patronu olmak isteyen gençlere neler söylemek istersin?

Sabırlı ve işinin  ehli olmaları. Bu branşta eğitim almaları ve kendilerine güvenmeleri yeterli.

Tekrar meslek seçimi imkanın olsa seçimin ne olurdu?  Son olarak senin ilave etmek istediğin birşey var mı?

Elektronik mühendisi olmak isterdim. Sevda blog yazında bana da yer verdiğin için teşekkür ederim.



Bursa civarı elektrik, elektronik , kamera güvenlik sistemleri  ile ilgili işiniz olduğunda Cenk'e ulaşabileceğiniz  ınstagram hesabını,  bilgi mahiyetinde buraya ilave ediyorum.
 https://www.instagram.com/cenkelektronik/

Yılların  çalışma   tecrübesi  ile edinilmiş  bilgi çok değerlidir. Bilgini bizimle paylaştığın için çok teşekkür ederim Cenk. İş hayatında kolaylık  ve  başarılar diliyorum.

 13 Şubat Salı günü, MESLEK SEÇİMİ - İNGİLİZCE ÖĞRETMENİ ile devam edecek.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY

MESLEK SEÇİMİ - TEKNİSYEN

Mostafa ELARABY


Öğrencilik  yıllarında  eğitim masraflarını karşılamak  amaçlı  bir yandan  çalışan bir yandan okuyan sevgili eşim ile devam ediyorum.

Mostafa,  eğitim hayatından ve otomotiv sektörüne girmeden önce nerelerde çalıştığından   bahseder misin? 

Üniversite eğitimine  Ekonomi bölümü ile başladım. Birinci seneyi okudum ve  bu bölümün  bana göre olmadığına karar verip  ikinci seneyi okumadan bıraktım. Ardından  ISIG  Enstitüsü,   Teknisyenlik bölümünde iki sene okudum. Bu bölümü  bitirdikten  sonra Gündüzleri Endüstri sektöründe çalışıp geceleri ITA Enstitüsünde Desinator ve Endüstri bölümünü  okudum. AUTOCAD  eğitimi aldım. İki senelik eğitimden  sonra diplomamı aldım.  ITA bitince beş sene Kazablanka da bir bisiklet fabrikasının  makine bölümünde  çalıştım.  Uçak fabrikasında da Uçak ve helikopter parçaları yapımında çalışarak iş hayatım devam etti.
Son olarak  IGAT Enstitüsünde  CATIA  Programı yani  Mekanik Oto program ve dahası  üzerine bir eğitim aldım  ve  öğretmenimin tavsiyesi ve referansi ile Otomotiv sektöründen bir firmaya iş başvurusunda bulundum.

Otomotiv sektöründe işbaşı yapman ile devam edelim. Bize tüm detayları ile anlatır mısın?

Kalıpçı olarak iş başvurusu yapmıştım.  Bir ay Kazablanka,  on dört ay   Fransa ve dört  ay Türkiye olmak üzere neredeyse iki sene eğitim aldım. İlk olarak atölyede KALIPÇI olarak  işbaşı yaptım.  Bir sene sonra aynı departman dahilinde  ofise geçtim ve teknik bölümde çalışmaya devam ettim.  İki  sene sonra  mühendislerin olduğu departmana geçtim ve halen aynı departmanda çalışıyorum.  Ayrıca  Fransa ile bağlantılı bir projede görevliyim. Çoğunlukla Fas ta, zaman zaman  Fransa da çalışıyorum.

On dört ay Fransa, dört ay Türkiye  ve   iki hafta  Japonya da iş  nedeniyle  bulundun. Az çok  gözlem yapma fırsatın olmuştur. İş  disiplini ve çalışanlar hakkında bize söyleyeceklerin var mı?

Japonya' nın sistemi güzel. Çalışma disiplini var.  Çalışanlar işinde  ciddi olduğu kadar  alçak gönüllüler. Önceliği çalışmak olan bir toplum.  Fransa' nın  sistemi Japonya  ya nazaran daha yavaş  fakat güzel iş çıkartıyorlar.  Tatil günleri çalışma olmaz.  Türkiye'de ise hızlı çalışılıyor. Sorun  olduğunda  "Tamam, hallederiz " cümlesi çok kullanılıyor, çözüm biraz zaman alıyor ama sabırlı ve çalışkanlar. Tatil günlerinde bile çalışmayı sorun etmiyorlar. Fas,  yani ülkemde ise (burada gülüyor )  "amann çok kolay, hemen biter"  kendinden emin bir tavır ile  iş erteleniyor. Zaman daraldığında  ise yetiştirebilmek için koşturmaca başlıyor, hızlı çalışıp hata yapılıyor.  Çalışanların çoğu işe değil tatile odaklı, konsantrasyon az. Farklı ülkelerde çalışmış Fas vatandaşları ve başka ülkelerden  gelen çalışanlar  ile  iş disiplini öğretiliyor, öğreniliyor. Geçmiş senelere nazaran durum daha iyi diyebilirim.

Mesleğinin, otomotiv sektöründe çalıştığın fabrikanın  artıları  ve eksileri sence neler?

Güzel fırsat sunan bir meslek.  Misyon görevi olup en az altı aylık çalışmalarda avantajları çok.    Fabrika her ay aldığın standart  maaşın üstüne çalışacağın ülkede ev kirası,  gıda,  araç, uçak bileti gibi ihtiyaçları karşılıyor  ayrıca  ekstra maaş ödüyor. Fas Fabrikasında her sene çalışanlara verilmek üzere dört araba belirleniyor  ve  çekiliş  yapılıyor.  Çekilişte çıkan çalışanlara ise arabalar teslim ediliyor.
Maksimum beş sene içinde  ödeme  koşuluyla her ay maaştan kesinti yapılarak araba alma  imkanı da sunuyor...

Çok  mesuliyet istiyor yaptığımız  iş.  Zam oranları düşük . %4,   %5 gibi. Bunlar da aklıma gelen eksi yönleri.

Otomotiv sektöründe çalışmak isteyen ve bu sektör ile ilgili bölümleri okuyan öğrencilere tavsiyelerin neler ?

Otomotiv sektörü iyidir.  Maaşın  az olmasına takılmadan  sabırla, emek vererek çalışmak, öğrenmek, gelişime açık  olmak  bu meslekte altın  anahtardır. Güzel bir  yere gelmek ve güzel  imkanlardan yararlanmak için özverili  olmak gerekir.


Teşekkür ederim sevgili eşim. Otomotiv sektöründe çalışmayı düşünen gençlere bir faydamız olsun diyerek ilavelerde bulunmak istiyorum.
 Eşimin çalıştığı fabrika neredeyse işe aldığı kırk- elli kadar gence (belki daha da fazlasına) iki seneye yakın eğitim imkanı sağlamıştı. Turizm sektöründe çalışırken faturalarını kesen bendim. Oradan biliyorum. Eğitim bitip işbaşı yaptıklarında maaşı beğenmeyip,  işten ayrılanlar  olmuştu. Bugünleri o zamanlardan gördüğüm için (yanlış anlaşılmasın geleceği görmüyorum :)) Eşimin işten çıkmasına gönlüm razı gelmemişti.  "Senin eğitimin için bu kadar masraf yapmış bir firmayı bırakmak büyük haksızlık. Maaş ve imkanlar bugün iyi olmayabilir ama bir gün iyi olacaktır"demiştim. Basamaklar adım adım sabırla, çalışarak ve öğrenmeye açık olarak çıkılıyor. Benden söylemesi.

12 Şubat Pazartesi hem  işinin patronu hem de çalışanı, MESLEK SEÇİMİ - ELEKTRİK & ELEKTRONİK ile devam edecek. Takipte kalın.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY

9 Şubat 2018 Cuma

MESLEK SEÇİMİ - FOTOĞRAFÇI (Grafiker )

Hidayet SEVİM 
Her ne kadar teknoloji ilerlemiş, kendi fotoğraflarımızı çekiyor olsak ta evrak işlemleri ve dahası  icin stüdyolara ihtiyacımız var. Hidayet' e yaptığı  iş  ile ilgili öğrenmek  istediklerimi  sordum, o da cevapladı sağolsun.

Merhaba canım. Fotoğrafçı , olabilmek için hangi eğitimleri almak gerekiyor ? Fotoğrafçılık hakkında bilgi verir misin ? 

Temel teknik eğitim gerekli. Işık  ve renk bilgisi , bununla birlikte sürekli gelişmeleri takip etmek ve kendini geliştirmek şart.

Dijital fotoğrafçılıkta teknolojiyi takip etmek zorundasın mesela.  Bu mesleğin sanatsal bir yönü  var. Ruhsal anlamda da gelişim şart. Bu meslekte 13. yılım ve halen öğreniyorum. ' Yıllarımı verdim, artık  biliyorum' diyerek kendimi yeniliğe  kapatmıyorum.

Photoshop a değinecek olursak sonsuz,uçsuz bucaksız evren gibi. Herkesin  farklı bir tarzı, tekniği ve yorumu var. Tek tip  kullanım şekli yok. Tamamen hayal gücün ve yapmak istediklerinle bağlantılı.   Şimdi  sana yazarken fark ettim. Anlatacak  o kadar çok şey var ki... Çok  kapsamlı,   geniş bir konu fotoğrafçılık.

Zorlandığın  oluyor mu ? Bu işte en sık yaşanan sorunlar neler? Nasıl  üstesinden geliyorsun?

Mesleğin genel zorluklarından biri, yaşanmış bir anın somut hatırası olması. Özel gün fotoğrafçılığı ile alakalı yaşanılan kronik sorun ise  aşırı sorumluluk hissi. O özel günün özel anın tekrarı yok. Bu  da bize çok fazla sorumluluk yüklüyor. Bunun  bilincinde olmak bunu asla unutmamak gerekiyor.  İnsanlarla iletişiminin ise  çok iyi düzeyde olması gerekli.

Şu  aralar gündemimiz de olan başlıca sorunumuz vesikalık fotoğraflarla alakalı. Türk insanının biyometrik fotoğraf ile imtihanı. Bize biyonik, panaromik, 3 boyutlu vs. fotoğraf istiyorum diye gelenler o kadar çok  ki.  Her birine ayrı ayrı  biyometrik fotoğrafın ne olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Bu birazda eğlenceli bir durum aslında.

Sorunların üstesinden ancak doğru iletişim kurmakla gelebiliyorum. Bu mesleğin içinde psikolojinin büyük önemi var. Olumsuz davranışlarla sorunları çözmek imkansız. Anlayışlı ve sakin olmak gerekli.

Uzun yıllardır aynı işyerinde çalışıyorsun. Eminim çok yaşanmışlıklar biriktirdin . Unutamadığın bir anın var mı? Varsa bizimle paylaşır mısın?  

Çok  anım var. Aklımda kalanlar, bana ilginç gelenlerden bahsedeyim.

Aktüel çekim yaptığım bir düğünde takı töreninden sonra gelin ve damat gelin odasına gitti ve ardından kayınvalide. O odada takılarla alakalı yok sen alacaksın yok ben alacağım kavgası  çıkmış. Nerdeyse 45 dk bekledik odadan çıkmalarını.  Neyse ki çıktılar çıkmasına da gelin ağlamış, makyajı akmış,  yüz göz şiş  ve üzerinde tek bir takı dahi yok.  Aldı eline mikrofonu "Biz gidiyoruz, siz de ne yaparsanız yapın.
İster kalın,   ister gidin"  dedi  ve damat ile gittiler. Biz öylece kalakaldık. Misafirlerle  birlikte dağıldı düğün.
😨😨😨

Başka bir düğünde  çok fazla hoplaya zıplaya oynayan bir gelin kayınvalidesinin uyarılarına aldırmayarak devam etti oynamaya. Ayağında ki topuklu ayakkabının azizliğine uğrayarak,  ayağı burkuldu ve düştü. Ben de  işim gereği çekim yapıyor  ve gelini  takip ediyorum. Uyanık  gelinimiz düştüğünü  ört bas etmek için  sıcaktan bayılıp, düşmüş gibi davrandı. Gözlerini  kapadı,   saldı kendini. Hava  alsın diye dışarı çıkarıp geri getirdiler ama ne hikmetse döndüğünde ayağında babet vardı. Haliyle o bölümü düğün  videosundan çıkarmamı istediler. 😅

Sosyal ve ekonomik anlamda sunduğu  imkanlar nasıl ?  Çalışma saatleri hakkında bilgi verir misin? 

İnsanların en  özel anlarında onlarla beraberiz. Mutlu günler, kutlamalar, törenler, eğlenceli anlar. Çok sosyal bir iş oldugu için  çok fazla insan tanıyoruz.

Sadece teknik işlerde başarılı, sosyal yönü zayıf birinin bu mesleği yapması çok zor. Eğer işini iyi yaparsan ekonomik açıdan da tatmin edici bir meslek. Çalışma saatleri kişinin isteğine göre değişir, aktüel çekimler yaparak daha çok kazanmak isteyen biri gününün tamamını çekim yaparak geçirebilir.  Bir standardı var ama düğünlerin yoğun olduğu yaz aylarında çalışma saatlerini belirlemek zor oluyor.

Tekrar meslek seçimi hakkın olsa seçimin ne olurdu ? Neden? 

Aslında yapmak istediğim meslek ile yaptığım mesleğin hiç alakası yok. Ben jet savaş uçaklarına ilgimden dolayı hava kuvvetlerinde subay olmak istemiştim fakat meslek lisesi geçmişim bunu imkansız kıldı. Hayalime asla ulaşamayacaktım. Mümkün değildi. Aslında bu da çok geniş bir konu. Eğitim  sistemi o gün nasılsa bugün de aynı.  Bir  türlü faydalı hale gelemedi, rayına oturmadı.

Tekrar meslek seçme  hakkım olsaydı Hava kuvvetlerinde subay olmak isterdim pilot demiyorum ama teknik ekipte görev alsam yeterdi.

 Eğitim, öğretim çok önemlidir gelişmiş toplumlar için. Okulumun bir faydasını göremedim fakat pes etmedim de.  Oturarak başarıya ulaşan tek canlı tavuktur diyerek kendime büyük bir hevesle, isteyerek ve severek başladığım bir meslek seçtim.

Meslek seçiminde bocalayan gençlere neler söylemek istersin? 

Maalesef Sevda'cım sen gittiğinden beri bu ülke çok değişti. Gelişmeleri takip ediyorsun  biliyorum ama burada bizzat yaşamak daha bir farklı.

Akademik eğitim almış genç, hevesli, donanımlı gençler değil meslek seçmek , seçim yapmak, herhangi bir işi bulup yapmakta bile zorlanıyor. Eğitimini gördüğü işi yapmayı geçtim hayata bir şekilde tutunayım,  bir yerden başlayayım deyip bazen "ne iş olursa yaparım"  bile diyorlar. Bu  şekilde bile bir işe çok zor sahip oluyorlar.

Özel  şirketler bile siyaset ile iç içe. Gerekli donanıma sahip olmadıkları halde kimler nerelerde çalışıyor bir bilsen...

 Ben sadece gençlere  şans diliyorum, umutlarını kaybetmesinler.

Hidayet, çok  açık  ve net cevaplar vermişsin.   Son sorunun  cevabını   affına  sığınarak  kısalttım. Anlayışla karşılayacağını umuyorum.  Samimiyetin ve mesleğin ile ilgili  açıklamaların için çok  teşekkür ederim canım benim.

'MESLEK SEÇİMİ  - TEKNİSYEN ' ile devam edecek .

Okuduğunuz için teşekkür ederim
Sevda ALAN ELARABY


8 Şubat 2018 Perşembe

MESLEK SEÇİMİ - TAM FAKTORİNG UZMANI

Erkan OFLAZ 

Turizm sektöründe tanıştığım bir arkadaşım ile meslek seçimleri  devam ediyor.

Erkan merhaba. Günümüze kadar hangi sektörlerde hizmet verdin ? 

Simdiye kadar iki sektörde  bulundum . İlki  seninde bildiğin üzere Turizm sektörüydü.  Ardından  bankacılık ve finans sektörü ile devam ettim. Yani toplamda iki  sektörde  deneyimim ve üç kurumda tecrübem  oldu.

 Kısaca Faktoring nedir? Bilmeyenler için açıklar mısın ?  

Faktoring; vadesi gelmemis bir alacağı   temlik etmektir. Yani vadeli  olarak gerçekleştirdiğin  bir satışı vadesinden önce  bir anlamda tahsil edebilmektir.

Tam Faktoringte çalışmak için şartlar neler?

Tam faktoringte çalışmak  için  kurumun belirlediği  belli kriterler var ancak burada asıl  belirleyici olan geçmiş  iş  deneyimleri  ve gösterdiğin  performans. Tabi ki  bu tek başına yeterli değil. Herşeyden  önce çok  başarılı  bir kariyerin olsa da kurum ile uyum en önemli ayrıntı diye düşünüyorum.

Sosyal ve ekonomik şartları tatmin edici bir meslek mi? 

Sosyal ve ekonomik anlamda  ülkenin   durumuna baktığımızda  tatmin edici bir meslek olduğunu  söyleyebilirim.

Tekrar meslek seçimi hakkın olsa seçimin ne olurdu? 

İlk  tercihim kesinlikle aşçılık  olurdu. İkincisi  ise extrem sporlarla ilgili faaliyet gösteren bir şirkette  eğitmenlik.

Meslek seçiminde bocalayan gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersin? 

Mutlu  olacakları  işi  yapmaları konusuna dikkat etmelerini öneririm.
Günler, haftalar, aylar belki de birkaç yıl alabilir ama bu konu üzerinde iyi düşünmek gerekir.  Gözardı edemeyeceğim bir husus ise meslek seçiminde  ekonomik şartların  etkisi.  Bunu da hesaba katarak ortak  bir paydada buluşup  mutlu olmayı  seçmek en önemlisi  diye düşünüyorum.

Hayalindeki mesleği emekliliğinde gerçekleştirmen dileğiyle.  Çok teşekkür ederim arkadaşım.  (Yazıda kullanmak için fotoğraf talep etmiştim fakat yoğunluğundan gönderemedin diye düşündüm ve  internet araştırmalarımda  bulduğum bir fotoğrafını paylaştım.  Fotoğrafı değiştirmemi istersen fotoğraf gönderebilirsin.  Yazıya ekleyip güncellerim 😉)

 Ekonomik  imkanların yetersizliği veya kişinin  liderlik vasfının  görmezden gelindiği durumlarda cesaretli kişiler  kendine başka  bir yol  çizebilir. Meslek seçiminde bocalayan gençlere bir not olarak burada kalsın bu tavsiyem.


MESLEK SEÇİMİ  - FOTOĞRAFÇI & GRAFİKER ile devam edecek.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY